Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanat Öğrenmek

Paye Haber - Sanat Öğrenmek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat Öğrenmek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bir Sanat Öğrenmek Kişiye Ne Kazandırır? Haber

Bir Sanat Öğrenmek Kişiye Ne Kazandırır?

Bir Sanat Öğrenmek Kişiye Ne Kazandırır? İnsanlık tarihine baktığımız zaman her dönemde insanlar kültürlerine göre gerek ihtiyaçtan ve gerekse de yeni buluşlar için sanat ile meşgul olmuşlardır. Her milletin ve inancın kedine göre bir medeniyeti kültürü olduğu gibi bir sanatı da vardır. Sanat sadece keyfi bir estetik değildir. Çoğu zaman ihtiyaca binaen yapılmış ve icra eden insanlar özen gösterince yaptıkları işler sanata dönmüştür. Yaşadığımız Türk-İslam medeniyetinin de kadim kültürü ve çok zengin sanatlara sahip olduğu bilinmektedir. İslamiyet ile beraber sanat her toplumda farklılık göstermiştir. Belirli bir zaman sonra Türk-İslam sanatları ciddi şekil almaya başlamış ve aynı yol geleneksel usul ile günümüze kadar gelmiştir. İnsanlar Sanat ile Neden Uğraşmışlardır? Bu yazıda daha çok size hat sanatından örnek vererek anlatsam kolay anlaşılacaktır. İslamiyet’in ilk yıllarında ve öncesinde de olduğu gibi yazı ticarette önemli yer tutmakla beraber edebiyat ve ilim alanlarında da çok önemli rolü vardı. Dolayısı ile insanlar daha okunaklı ve daha güzel yazma gayreti içine girmişlerdir. Hz. Ali k.v. bilindiği gibi Efendimiz sav.’in katibi idi. Halifeliği döneminde Küfe şehrini ilmin merkezi yaptığı gibi güzel yazının da temellerini burada atmıştır. Şöyle diyebiliriz yazı sanat olarak burada başlamıştır. Daha sonra gelen insanlar yazıyı geliştirmişlerdir. Emeviler ve Abbasiler döneminde normal yazı ile hat sanatı birbirinden ayrılmıştır. Hat sanatı estetik olarak belirli kurallara göre yazılırken, kitap çoğaltmada sadece okunaklı yazı olmasına dikkat etmişlerdir. Matbaa icat edildikten sonra insanlar hat sanatında da çok ciddi başarılar elde etmişlerdir. Bu da demek oluyor ki teknolojinin gelişmesi hat sanatını sanat olarak çok fazla etkilememiştir. Bu gün aynı hassasiyetle hat sanatı öğreten ve öğrenen talebeler vardır. Aynı geleneğe sahip çıkılarak devam edilmektedir. Bizim kültürümüzde özellikle manevi tarafı bu denli yüksek olan sanatları icra etmek, tasavvufi bir terbiye almak ve hakkı aramaktır. Sanat insan maddi ve manevi kazanç sağladığı için insanlar her dönemde ve her kültürde sanatla meşgul olmayı bir ihtiyaç haline getirmişlerdir. Sanatın İnsana Kazandırdığı Maddi ve Manevi Güzellikler Sadece bu başlık altında kitap yazılsa yeridir. Zira o denli büyük bir konu ki ifade etmek yetersi olacaktır. Hat sanatı üzerine konuşacak olursak; Sanat öğrenmek haliyle çok zor ve uzun bir eğitim süreci istemektedir. Aşk ile meşk etmek gerekir. Bu kapıya girerken içimde bir aşk ile gireriz. Bazen ilk zamanlarda başaramadığımız için üzülür ümitsizliğe düşeriz. Ama derslere devam edildiği süre içinde az da olsa başardığımızı görünce sevinmeye başlarız. Bu da bize sabrı ümit ve başarıyı yeniden öğretir. Özellikle insan sabır öğretir. Sabır sonradan öğrenilen bir şeydir. Bu sebeple kendimize karşı ön yargımızı bir kenara bırakırız. Ayet ve hadisleri meşk ederken bambaşka bir dünyaya yelken açarız. Yazı başında saatlerce dursak dahi ne yorulma ne de sıkılma hissederiz. Çünkü geçmiş dönem üstadlarımız hat sanatına ibadet gözü ile bakmışlardır. Bundan dolayı uygun vakitlerimizi değerlendirmeye imkan bulmuş oluruz. Hat sanatındaki meşhur hattatlara baktığımızda hemen hemen bir çoğu Osmanlı devleti padişahları ile beraber ders yapmışlardır. Hatta Hafız Osman efendi yazarken padişah hokkasını tutmuştur. Bu yaşanmış güzel örneklere bakınca hat sanatının kişiye manevi bir ahlak güzelliği kattığını da görmemek imkansız. Zira bütün bu iltifatların yanında hiçbir hat üstadı kibre kapılmamış her zaman konumunu muhafaza etmiştir. Kebair günahlardan uzak durmak her zaman gerekir. Bir hattat daha çok dikkat etmesi gerekir. İlahi kelamı meşk etmek çok yüksek bir vazifedir. Buna layık olmaya gayret göstermişlerdir. İnsanlara ve olaylara yeni bir bakış açısı kazandırır. Normal insanlardan farklı olarak çok ince düşünme ve çok hassas davranırlar. Maddi sıkıntılar çeken meşhur hattatlarımız dahi tevekkülü elden bırakmamış bütün ciddiyeti ile sanata sahip çıkmışlardır. Bunlarla beraber Merhum Bakkal Hacı Arif efendinin vefat ettikten sonra cebinden bir not defteri çıkmıştır. Bu defterde 30 fakir aileye her ay yardım etmiş ve bunları unutmamak için not alıp, her ay yardıma devam etmiştir. Etrafına faydalı olmayı ve duyarlı bir şekilde yaşamaya gayret ederler. Sanat toplumun bir arada huzur içinde yaşaması için önemli bir yere sahiptir. Sözü çok uzatmadan bitirmek gerekirse; Acizane herkesin kültürümüzden gelen bir sanat dalı ile meşgul olmasını isterim. Allah cc. Hepimize çok üstün yetenekler vermiştir . Bu hususta kimse birbirinden farklı değildir. Farklı neyi sevip sevmediğimizdir. İnsanlar sevdiği iş ile meşgul olmak isterler bu sebeple sanat da aynı şekilde seviyorsan içinde aşk varsa öğrenebilirsin ama aşk yok ise hevesten başka bir yere geçmez. Bu hususlara dikkat etmek gerekir. Bu konuda sizde düşüncelerinizi fikirlerinizi yorum kısmında yazabilirsiniz. Hürmetlerimle İslam Kaya Malatya 2020

SANAT HER YAŞTA ÖĞRENİLİR Mİ? Haber

SANAT HER YAŞTA ÖĞRENİLİR Mİ?

SANAT HER YAŞTA ÖĞRENİLİR. Günümüzde yaşadığımız toplumun kültürü itibariyle veya etrafımızdaki insanların bizi düşünceleriyle etkilemesinden kaynaklı olarak bazen sanat ve mesleklerin sadece küçük yaşlarda öğrenildiğini düşünürüz. Küçük yaşlarda bir şeyler öğrenmenin elbette ki kolay ve iyi tarafları çoktur. Kişisel gelişimi ile beraber, meslek ve sanatı öğrenmek zaman kazandırır. Ama herkes bu imkanlara sahip olamayınca, ilerleyen yaşlarda da meslekler ve sanatların öğrenildiğini de görüyoruz. SANAT EĞİTİMİ Evvela sanat nedir ve nasıl öğrenilmeli konusuna kısaca değinecek olursak, sanatın en güzel tarifi şu şekildedir; Sanat; kişinin elleriyle, aklıyla ve gönlü ile özenerek yaptığı bir işe denir. Sanatın daha çok geniş manaları ve tarifleri de vardır. Ama sanatı diğer iş ve mesleklerden ayıran en önemli özelliği kişinin başta aşık olması sonra zorlu bir eğitim sürecinden geçmesi ve nadir insanların yaptığı işlerdir. Bundan dolayı sanat kısa zamanda öğrenilmez ve sanatçı dediğimiz kişilerin sayısı az olur. Yani kısaca aşkı uğruna zorluk ve mücadeleyi göze alarak, ortaya güzel eserler çıkarmaktır. ERKEN YAŞLARDA SANAT ÖĞRENMEK Çocuk diyebileceğimiz çağlarda, bir sanata başlamak ve onu öğrenmek çok büyük bir nasiptir. Başta da ifade ettiğimiz gibi küçük yaşların avantajları çoktur. Birinci husus zaman kaybı olmaz eğitim süreci olarak baktığımızda, ikinci en önemli husus ise o sanat üzerine çok güzel kariyer yaparak büyük başarılar ortaya koyabilir. Günümüzde hattatlara baktığımızda çocuk yaşında başlayan kişilerin diğerlerine oranla daha başarılı işler yaptığını görebiliyoruz. Ama bu bir kıyas değildir. Öyle de anlaşılmamalıdır. Çok sonraları başlayıp da daha başarılı olan nice hattatlar veya sanatçılarda vardır. Sadece genel olarak baktığımızda bazen bu durumun ön plana çıktığını görebiliyoruz. Hiçbir çocuğa rızası olmadan sanat öğretilmemelidir. Zorlayarak yapılan işler, nefreti getirir. Çocuk daha o işi anlamadan soğur ve ileri yaşlarda, anlasa da içinden yapmak öğrenmek gelmeyebilir. Bu konuda Peygamberimizin Şu Hadis-i Şerifi unutmamalıyız. ‘’Kolaylaştırın zorlaştırmayın, müjdeleyin nefret ettirmeyin.’’ ORTA VE İLERLEYEN YAŞLARDA SANAT EĞİTİMİ Kişi hayatına bir güzellik katmak isterse, yaş ne olursa olsun bu konuda mücadeleyi de göze alır. Bundan dolayıdır ki 15 yılı aşkın eğitim verdiğim süreçte, en küçük 4 yaş ile 70 yaşlarda öğrencilerim oldu. Bu süreçte en çok görüp tecrübe ettiğim hususları sıralamak isterim; Küçük yaşta eğitim görenlerin zorlandıkları durumlar işin ciddiyeti gibi manevi hususlar. Bu konularda ister istemez taviz olabiliyor. İleri yaşlarda kişi daha ciddi meseleye bakarken, eğitime devam etme ve disiplin konusunda zaaflar oluşuyor. Zorluğu görünce pes etme olayı biraz daha baskın olabiliyor. ‘’Ağaç yaş iken eğilir.’’ sözü çocuklar için çok yerinde bir söz olsa da yetişkinlerinde avantajları olmakta. Bunu şu şekilde ifade edebiliriz; çocuk kalem tutmakta zorlanırken yetişkin doğru tutarak daha hızlı yol alabiliyor. Buna çok örnek verebiliriz. SONUÇ OLARAK Merhum Prof. Dr. Süheyl Ünver hocanın da dediği gibi; ‘’Bir mesleğiniz olsun bir de meşgaleniz (sanatınız) olsun.’’ Kişi bir sanat veya farklı bir meslek öğrenerek hayatına maddi ve manevi değer katar. O yüzden bir şey yapmak ve öğrenmek istediğimiz zaman sadece bir anlık geçici heves yerine ciddi ve disiplinli hareket edilmeliyiz. Konu hakkında araştırmalar yapmalı ve gerçekçi düşünmeliyiz. Bütün bu hususları göz önüne getirerek karar vermeliyiz. Bugün de güzel bir yazının sonuna geldik. Konular hakkında fikir yorum ve eleştirilerinizi yorumda paylaşabilirsiniz. Hürmetlerimizi arz ederim. Hattat İslam Kaya Temmuz 2025 Malatya

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.