
DİVAN SOHBETLERİ YAYIN HAYATINA BAŞLADI: İLK BÖLÜMÜN KONUSU "BESMELE-İ ŞERİF" OLDU
İslam Kaya ve Ersin Özdemir birlikteliğiyle hazırlanan "Divan Sohbetleri" programı, "Besmele-i Şerif" konusunun ele alındığı ilk bölümüyle izleyicilerle buluştu. Her hafta farklı ve dikkat çekici konularla dinleyicilerin karşısına çıkmayı hedefleyen programın açılışı, Hakanî Mehmet Bey’in "Besmeleyle edelim feth-i kelâm, Fethola tâb-ı muammayı benâm" beytiyle gerçekleştirildi. Yayında, besmele-i şerifin ayet ve hadislerdeki yeri, İslam kültüründeki önemi ve insan hayatına yansıyan manevi derinliği kapsamlı bir şekilde masaya yatırıldı.
Kur'an-ı Kerim ve Sünnette Besmelenin Yeri
Programda besmelenin Kur'an-ı Kerim’deki yerine değinen İslam Kaya, Tevbe Suresi hariç mushaftaki 114 surenin tamamının başında besmele-i şerifin yer aldığını belirtti. Neml Suresi'nde (metinde Nahl olarak geçiyor) ise biri surenin başında, diğeri ise Hz. Süleyman'ın Belkıs Hatun'a gönderdiği mektubun içinde olmak üzere iki adet besmele bulunduğunu ifade etti.
Kaya, besmeledeki "Rahman" ve "Rahim" esmalarının anlamlarını şu sözlerle açıkladı: "Rahman; dünyada ve ahirette mümin ya da gayrimüslim ayrımı yapmaksızın tüm canlı varlıklara nimet veren ve onlara merhamet eden Allah anlamına gelir. Rahim esması ise ahirette sadece müminlere merhamet edecek olan Allah'ı ifade eder. 'Allah' ismi ise ismi cami olup, tüm bu güzel esmaları kendi bünyesinde toplayan yüce bir manaya sahiptir.".
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sünnetinde de besmelenin hayati bir rolü olduğunu vurgulayan Kaya, "Her hayrın başı besmeledir" ve "Besmelesiz başlayan her işin sonu ebter (kesik/sonuçsuz) olur" hadis-i şeriflerini hatırlattı. Ayrıca Peygamberimiz’in sabah ve akşamları, yerde ve gökte gelebilecek her türlü zarardan Allah'a sığınmak amacıyla "Bismillâhillezi lâ yedurru measmihi şey'ün fil-ardı velâ fis-semâi..." duasını okuduğunu aktardı.
"Sadece Dilde Kalan Bir Söz Değil, Bir Manevi Muhasebedir"
Programda, besmele çekmenin sadece yüzeysel bir alışkanlık haline getirilmemesi gerektiğinin altı çizildi. Rıza Tevfik'in "Zikr-i Hak hazm için geviş değildir" sözüne atıfta bulunan İslam Kaya, her işe besmeleyle başlamanın arka planında derin bir manevi murakabe yattığını söyledi. Kaya, "İşe başlarken besmele çekmek; 'Ben bu işi yapıyorum ama bu yaptığım iş Allah'ın rızasına uygun mu değil mi?' sorusunu sormak ve kendi iç dünyamızda bu muhasebeyi yapmaktır" diyerek zikrin tasavvufi ehemmiyetini anlattı.
Sunucu ise bu bilincin insan hayatında doğurduğu üç büyük sonucu şu şekilde özetledi:
Kişiyi kötülük yapmaktan alıkoyar.Hareketlerine ilahi rızayı gözeterek yön vermesini sağlar.Kişinin hayatını Allah’ın yardımı, hikmeti ve nimetleriyle doldurur.
Hayatın İçinden Kerametler ve İbretlik Kıssalar
Yayın boyunca besmelenin gücünü ve hayatın akışını nasıl değiştirebileceğini gösteren tarihi ve güncel kıssalar paylaşıldı:
Bişr-i Hafî Hazretleri'nin Tövbesi: Yolda yürürken üzerinde besmele-i şerif yazılı bir kağıt bulan Bişr-i Hafî, bu kağıdı temizleyip güzel kokular sürerek evinin en güzel yerine asmıştır. Aynı gece mahalledeki bir zata rüyasında, "Bişr-i Hafî Bizim ismimizi temizledi, Biz de onun kalbini temizledik" nidası ulaşmıştır. Bu rüyanın ardından Bişr-i Hafî gözyaşları içinde tövbe ederek büyük bir Allah dostu olma yoluna girmiştir.Altın Kesesiyle Yapılan Sadakat Sınavı: Dini hassasiyetleri zayıf bir koca, dindar eşinin biriktirdiği altın kesesini gizlice alarak nehre atmış ve ardından eşinden keseyi getirmesini istemiştir. Eşinin hiçbir şeyden habersiz şekilde, her zamanki teslimiyetiyle besmele çekerek elini uzatıp keseyi kupkuru (yalnızca dışı hafifçe nemli) bir şekilde sakladığı yerden çıkarması, kocanın büyük bir hayret ve pişmanlık içinde tövbe etmesine vesile olmuştur.Kaybolan Kıymetli Tesbih: Sunucu, kendi ailesinde bizzat yaşanan bir olayı aktararak; kayınpederinin uzun süredir arayıp bulamadığı çok kıymetli bir tesbihin, eşinin inanarak besmele çekmesi ve elini bir ceket cebine atmasıyla saniyeler içinde bulunduğunu canlı bir tecrübe olarak izleyicilerle paylaştı.
Edebi Eserlerde ve Klasik Kitaplarda Besmele Geleneği
İslam Kaya, geçmişte tıp dahil hangi alanda olursa olsun yazılan ilmi ve edebi kitapların mutlaka besmele, hamdele (Allah'a hamd) ve salvele (Peygamber'e salatüselam) ile başladığını hatırlattı. Süleyman Çelebi’nin kaleme aldığı Mevlid-i Şerif’in başlangıcında yer alan "Allah adın zikredelim evvelâ / Vacip oldur cümle işte her kula" ve "Bir kez Allah dese aşk ile lisan / Dökülür cümle günah misli hazan" beyitleri üzerinden, Allah'ın adını anmanın tüm işleri kolaylaştıracağı ve günahları sonbahar yaprakları gibi dökeceği anlatıldı.
Son olarak tasavvuf ve İslam hukukuna dair kuralları içeren Risale-i Kutsiye isimli eserden de beyitler okundu. Eserin yazarının ilham yoluyla kaleme aldığı bu beyitlerde, her türlü dünyevi yükten (bâr) arınarak Hakk'a yönelmenin ve her işe besmeleyle sığınmanın manevi kurtuluş kapısı olduğu anlatılarak program sonlandırıldı.